top of page

Sağlık Sigortasında Geç Kalmışlık Sorunu

Kapsam Dışı Kalan Hastalıklar ve Zamanın Geri Alınamayan Etkisi


Sağlık Sigortasında Geç Kalmışlık Sorunu neyi değiştirir?

Özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası çoğu zaman ihtiyaç duyulduğu anda hatırlanan bir güvence olarak görülür. Oysa sigorta sisteminin mantığı, ihtiyacın ortaya çıkmasından çok daha önce devreye girmeyi gerektirir. Sağlık sigortalarında bu durum daha da belirgindir. Çünkü sağlık, öngörülebilir bir alan değildir; ancak zamanlama, sigorta açısından belirleyicidir.

Bugün sağlıklı olduğunu düşünen birçok kişi için sağlık sigortası ertelenebilir bir konu gibi görünür. Hastaneye gitmiyorum, düzenli ilaç kullanmıyorum, kronik bir rahatsızlığım yok düşüncesi, bu ertelemenin temel gerekçesidir. Ancak sağlık sigortası söz konusu olduğunda asıl mesele mevcut durum değil, gelecekte hangi kapıların açık kalacağıdır.


Şemsiye poliçe yapboz Kızılay amblemi

Sağlık sigortasında geç kalmışlık sorunu, çoğu zaman kişi kendini sağlıklı hissettiği için fark edilmez; ancak bu durum, ilerleyen yıllarda teminatlara erişimi doğrudan etkileyebilir.


Geçmiş Hastalıklar Neden Kapsam Dışı Kalır?

Sağlık sigortalarında en fazla yanlış anlaşılan konulardan biri, geçmiş hastalıkların kapsam dışı bırakılmasıdır. Bu uygulama çoğu zaman sigorta şirketlerinin keyfi bir tercihi gibi algılanır. Oysa bu durum, sağlık sigortalarının temel çalışma prensibinin doğal bir sonucudur.

Sigorta, henüz gerçekleşmemiş riskleri teminat altına alır. Daha önce teşhis edilmiş, tedavisi başlamış ya da kronikleşmiş hastalıklar ise sigorta açısından “gerçekleşmiş risk” olarak kabul edilir. Bu nedenle:

  • Daha önce teşhis edilmiş hastalıklar

  • Süreklilik arz eden rahatsızlıklar

  • Düzenli takip ve tedavi gerektiren durumlar

sağlık sigortası kapsamı dışında bırakılır.

Bu durum, Sağlık sigortası kapsam dışı hastalıklar listesinde yer alan geçmiş rahatsızlıklar, özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası poliçelerinde ortak bir uygulamadır. Sorun, bu kuralın varlığı değil; sigortalının bu kuralla çoğu zaman geç tanışmasıdır.


Kronik Hastalık Teşhisi Sonrası Sigorta Ne Kadar Korur?

Kronik hastalıkların büyük bölümü, uzun süre sessiz ilerler. Belirti vermeyen, gündelik hayatı etkilemeyen bu rahatsızlıklar, çoğu zaman rutin bir kontrolde ortaya çıkar. Teşhis konulduğu anda ise sigorta açısından önemli bir eşik aşılmış olur.

Kronik hastalık teşhisi konulduktan sonra yapılan sağlık sigortaları, bu rahatsızlıkları kapsam dışı bırakır; bu nedenle sağlık sigortası ne zaman yapılmalı sorusu, ancak bu aşamada anlam kazanır. Kişi sigorta yaptırabilir, poliçesi aktif olabilir; ancak en çok ihtiyaç duyduğu alan teminat dışı kalır.

Bu noktada yaşanan hayal kırıklığı, çoğu zaman sigortaya değil; zamanında yapılmamış bir tercihe bağlıdır.


Yaş İlerledikçe Kapsam Neden Daralır?

Sağlık sigortalarında yaş faktörü tek başına belirleyici değildir. Asıl belirleyici olan, yaşla birlikte geçmişte teşhis konulmuş hastalık riskinin artmasıdır. Yaş ilerledikçe, kişinin sağlık geçmişinde kronik hastalık, sürekli tedavi gerektiren rahatsızlık veya düzenli ilaç kullanım ihtimali yükselir. Bu durum, sigorta değerlendirmelerinde doğrudan etkili olur.


Bu nedenle yaş ilerledikçe:

  • Sigortaya kabul şartları sıkılaşabilir

  • Mevcut ya da olası kronik hastalıklar nedeniyle özel şartlar uygulanabilir

  • Sürprim (ek prim) talep edilebilir

  • Bazı teminatlar sınırlı sunulabilir

  • Ömür boyu yenileme garantisi (ÖBYG) alma ihtimali azalabilir


Özellikle ileri yaşta ilk kez sağlık sigortası yaptırmak isteyen kişiler için, geçmişte teşhis edilmiş bir rahatsızlık olmasa dahi risk değerlendirmesi daha temkinli yapılır. Bu da poliçenin kapsamının daralmasına ya da bazı teminatların tamamen dışarıda bırakılmasına yol açabilir.

Bu noktada sorun yaş değil; yaşla birlikte artan sağlık geçmişi ihtimalidir. Sağlıklıyken ve hastalık geçmişi oluşmadan yapılan bir sağlık sigortası, ilerleyen yıllarda hem daha geniş teminatlara sahip olur hem de yenileme haklarını koruma açısından önemli bir avantaj sağlar..


Sağlık Sigortasında Asıl Risk: Geç Kalmak

Sağlık sigortası söz konusu olduğunda asıl risk, hastalanmak değildir. Asıl risk, hastalık ortaya çıktıktan sonra sigortayı hatırlamaktır. Çünkü sağlık sigortasında geriye dönük telafi mümkün değildir.

  • Teşhis konulduktan sonra kapsam genişlemez

  • Poliçe yapıldığında geçmiş sıfırlanmaz

  • Zaman geri alınamaz

Bu nedenle sağlık sigortası, ihtiyaç anında değil; ihtimal varken anlamlıdır.


Sağlıklıyken Yapılan Poliçenin Sessiz Avantajı

Sağlıklıyken yapılan bir sağlık sigortası, çoğu zaman uzun süre fark edilmeyen bir avantaj sağlar. Ancak bu avantaj, yıllar içinde birikir:

  • Yenileme hakları korunur

  • Teminatlar daralmaz

  • Hastalık geçmişi sorun olmaz

  • Sigorta sürdürülebilir hâle gelir

  • Hasarsız ve düzenli yenilenen poliçelerde, yenileme primleri daha dengeli ve öngörülebilir seviyelerde oluşur

Bu yönüyle sağlık sigortası, bir harcama değil; erişim güvencesidir. Kullanılmadığında boşa gitmez; aksine doğru zamanda alınmış olur.



Sonuç: Sağlık Sigortası Bugünü Değil, Zamanı Güvence Altına Alır

Sağlık sigortası, hastalık anında alınan bir çözüm değildir. Aksine, hastalık ihtimali henüz belirsizken yapılan bir hazırlıktır. Geçmiş hastalıkların kapsam dışı kalması, kronik rahatsızlıkların sigorta dışı bırakılması ve yaş ilerledikçe daralan teminatlar; sağlık sigortasında zamanın ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.

Bu nedenle sağlık sigortası, “şu an ihtiyacım var mı?” sorusuyla değil; “ileride hangi hakları kaybetmek istemiyorum?” sorusuyla değerlendirilmelidir.



Ömer Faruk AY / Uzman Sigortacı 




Yorumlar


bottom of page